tr

Peter Gotthardt

  • Şıhmüslüm Dinleyicihas quoted2 years ago
    Copyright © 2013, 2019 Peter Gotthardt and SAGA Egmont, Copenhagen
    All rights reserved
    ISBN: 9788726254945
  • yunuskaanbozkoyunhas quoted2 years ago
    Ancak Akçaağaç’ın kalbi, içinde yaşamı taşıyan bir tohum gibiydi. Bu tohum çiçek açarak toprağın içinden çıkmayı başardı.

    Yaaa...

  • muhasebeofis7has quoted9 months ago
    Düşman güzel topraklarını yerle bir ederken, özgürlükleri tehlikeye girmişti.
  • Ymrhas quoted6 months ago
    “Tek bildiğim bu,” dedi Mürver.
  • viyandeniz47aslan45775has quoted2 days ago
    dedi.
    “Benim adım Mürver,” dedi Elf. “Elf topraklarının kuzey hududunda yaşayan bir sınır muhafızıyım.
    Arkadaşlarımla birlikte Tozlu Ova’nın gözcülüğünü yapıyoruz. Kuzeye doğru kilometrelerce uzanan çorak bir alan olduğu için işimiz pek zor değil. Ovada hiçbir şey yetişmez; üzerinde de pek canlı olmaz.
  • viyandeniz47aslan45775has quoted2 days ago
    Daha doğrusu biz öyle sanıyorduk. Birkaç hafta önce ovaya büyük bir toz bulutu yayıldı. Bir ordunun yaklaştığını gördük. Elf topraklarını adeta bir kasırga gibi yerle bir ettiler. Hemen kaçmak zorunda kaldık. Onları durdurmak için yapabileceğimiz hiçbir şey yoktu.”
    “Düşman hakkında ne biliyorsun?” diye sordu Pruna.
    “Tek bildiğim bu,” dedi Mürver. “Yardım çağırmak için hemen yola çıktım. Bu sırada arkadaşlarım da birkaç cesur Elfi toplamaya hazırlanıyor. Şövalyeler gelene kadar düşman ordusunu yavaşlatmaya çalışacaklar. Şatoya varmak ve hepinizi uyarmak için gece gündüz yol aldım. Şimdi her şey size bağlı, Kraliçe Veronika.”
    “Düşman topraklarımızda. En kısa zamanda durdurulmaları gerek,” dedi Kraliçe. “Pruna ve Karadiken; şövalyeleri şatoya toplayın. Atı ve silahı olan herkese haber gönderin. Yarın yola çıkıyoruz. Ben de sizinle birlikte geleceğim.”
    “Ben de,” dedi Lotus.
    “Kesinlikle hayır!” diye atıldı annesi.
    “Mecburum. Elfler hayatta kalmak için savaşırken evde oturup saklanmam.”
    “Ama…” diye lafa girecek oldu Kraliçe.
    Lila hafifçe Kraliçe’nin koluna dokunarak lafa girdi: “Lotus haklı. Bir gün Elflerin kraliçesi olacak. Tehlikede olduklarında yanlarında olması gerekecek.”
    Kraliçe derin bir iç çekti. Sonra başıyla onayladı.
    Lotus, şatoya girerken Lila’ya eğilip fısıldadı: “Teşekkür ederim.”
    “Bana teşekkür etme,” dedi Lila hüzünlü bir sesle. “Sana bu yüzden bir şey olursa, hayatım boyunca kendimi affetmeyeceğim.”
    Ertesi gün tüm Elf ordusu kuzeye doğru hızla yola çıktı. En önde şövalyeler vardı. Onların arkasında ise mızrak ve baltalarıyla binden fazla Elf yürüyordu. Ellerindeki silahlardan ve cilalı kalkanlarından güneşin ışıkları yansıyordu. Atlar kişneyerek başlarını sallıyordu. Ahırda geçirdikleri uzun kış mevsiminden sonra dışarı çıkıp özgürce yürümek hoşlarına gitmiş olacaktı.
  • viyandeniz47aslan45775has quoted2 days ago
    Elfler sessiz ve kararlıydılar. Onları zorlu bir savaşın beklediğini biliyorlardı.
    Lotus, Pruna ve Karadiken ile birlikte öncü birliklerinin yanında ilerliyordu. Hem Pruna hem de Karadiken, genç kızı mümkün olduğunca korumak istiyorlardı.
  • viyandeniz47aslan45775has quoted2 days ago
    Kraliçe ordunun ortasında ilerliyordu. Silahsızdı ama varlığı bile halkına cesaret veriyordu.
    Sör Demirbilek de hemen arkasından geliyordu. Trol ırkından olduğu halde, Kraliçe Veronika onu şatoya davet ederek şövalye ilan etmişti. Sör Demirbilek onun bu lütfunu hiç unutmamıştı. Sırtına taktığı keskin baltasıyla, onu hayatı pahasına korumaya kararlıydı. Balta öylesine ağırdı ki kaldırmaya hiçbir Elfin gücü yetmiyordu.
    Elfler bütün gün at üstünde ilerlediler. Kısa ilkbahar gecesinde biraz dinlenip şafağın ilk ışıklarıyla yollarına devam ettiler.
  • viyandeniz47aslan45775has quoted2 days ago
    Süvariler öğle saatlerinde atlar için su molası verdi. Tarla ve çayırlarla dolu kırlar önlerinde uzanıyordu. Doğuya doğru geniş bir orman, hemen arkasında da dağlar görünüyordu.
  • viyandeniz47aslan45775has quoted2 days ago
    Doğuya doğru geniş bir orman, hemen arkasında da dağlar görünüyordu.
    Lotus, Pruna ve Karadiken, gözcülük yapmak için ilerlediler.
    “Birileri geliyor,” dedi Lotus tarlaları göstererek.
    “Savaşçılar mı?” diye sordu Pruna.
    Ama gelenler, onlara doğru ilerleyen bir avuç çiftçiden ibaretti.
fb2epub
Drag & drop your files (not more than 5 at once)